18-21 Şubat tarihlerinde Sakarya’da gerçekleşen 15. Gençlik Konseyi; Toplum Gönüllüleri Hareketi için çok önemli bir uğrağı temsil ediyor. Salt toplum hizmeti çalışmalarının ötesinde, toplumsal barış vizyonu için temel sacayaklarını oluşturan farklılıklara saygı, demokratik katılım, insan-doğa ilişkisi, toplumsal cinsiyet gibi alanlarda ortaya konan çalışmalar, TOG içinde çok önemli bir dönemece işaret ediyor. Bu yazıda 15. Gençlik Konseyi’ni; Toplum Gönüllüleri Hareketi’nin ulaştığı toplamı güçlü bir pratikle somuta döktüğü ve birçok yeninin denendiği bir konsey olarak yorumlamaya ve bunun gerekçelerini anlatmaya çalışacağım.
Hareketlilik Aynı Zamanda Etkin Bir Katılım Örneğidir
15. Gençlik Konseyi için Türkiye’nin dört bir yanından 92 toplum gönüllüleri topluluğu/kulübünden toplam 165 temsilci, TOG Ofis’in tüm profesyonel çalışanları, yönetim kurulu üyeleri, gönüllü saha sorumluları, mor düşün ekipleri, Tema Koordinasyon Ekibi üyeleri, Gençlik Eylem Grubu üyeleri, atölye gerçekleştiricileri ve korsan katılımcılar olmak üzere 400’ün üzerinde kişi biraraya geldi.
TOG’un ulusal düzeydeki en büyük hareketlilik projesi olan Gençlik Konseyi, tarihinin en büyük ve aynı zamanda en heterojen katılımlı etkinliğini gerçekleştirdi. Gençlerin ulusal düzeydeki sosyal hareketlilikleri ile ortaya çıkan böylesi güçlü bir katılım örneği; doğal olarak beraberinde çok büyük bir sosyal sermaye paylaşım alanı da yarattı.
Büyük hacimli ve etkin bir katılım örneği olarak 15. Gençlik Konseyi, aynı zamanda Toplum Gönüllüleri Hareketi’nin toplumsal barış vizyonunu destekleyen büyük bir paylaşım alanı oldu.
15. Gençlik Konseyi Toplumsal Barış Vizyonunu Kuşatıcı Bir Renk Cümbüşüne Sahne Oldu
Konsey, belki de tarihinde ilk defa bu kadar yoğun katılımlı ve aynı zamanda toplumsal barış vizyonunu bu derece geniş çapta besleyen bir uygulamalar bütününe sahne oldu. Toplumsal barışı tüm düzeylerde yansıtan alt grup çalışmalarıyla çok bütünlüklü bir barış imgesi oluşturulmaya çalışıldı. Toplumsal barışı besleyen temel kurucu dinamiklerin neredeyse tamamına yer verilmişti. Bunları başlıklar altında sunmak gerekirse:
- Farklılıklara saygı
Toplum Gönüllüleri Hareketi’nin kurucu ilkesi olan farklıklara saygı, konseyin gerçekleştiği 4 gün boyunca her yerde konuşulan, yaşanılan, hissedilen bir gerçeklik olarak karşımızda duruyordu. Hak temelli bütün atölyelerin de odağında bu ilke vardı. Özellikle farklı cinsel yönelimdeki kimlikler atölyelerle desteklendi ve bütün farklılıkların biraradalığına vurgu yapıldı.
“Eşcinsellikle İlgili Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları”, “LBGTT’ler Burada, Ya Sen?..” gibi farklı cinsel yönelimlerle ilgili atölyelerde ve “Kıyıya Vuran Tahta Valiz”, “SınırSizsiniz” gibi mültecilerin uğradığı ayrımcılıklara dikkat çeken atölyelerle farklılıklara saygı ilkesinin hayati önemine dikkat çekildi.
- Toplumsal cinsiyet
Daha öncesinde “Toplumsal Cinsiyet ve Cinsel Yönelimler Tematik Eğitimi” ile TOG’un gündemine giren ve “Mor Düşün Projesi” ile daha da yaygınlaşan toplumsal cinsiyet mevzusu konseye damgasını vuran konuların başında geliyordu. Özellikle YK aday adayları başvuru sürecinde kadın katılımın çok düşük olması sonrasında başlayan tartışmaların da odağında yer alan toplumsal cinsiyet, konsey süresince atölyelerde ve Toplumsal Cinsiyet başlıklı panelde çok derinlemesine konuşulan bir konu oldu. Ayrıca Mor Düşün ekiplerinin konsey süresince tüm etkinlikleri toplumsal cinsiyet bağlamında izlemesi ve sonuçları açık alanlarda paylaşması da dikkat çekiciydi. Gençlerin katılımı teması ile ilişkilendirilen ve kadın katılımı vurgusu üzerinden tartışılan toplumsal cinsiyetin gelecek dönemlerde TOG içinde daha yoğun konuşulacağı ve bu alan dair duyarlılığın daha da artacağını umuyorum.
Ayrıca “Katılan (K)adın Nerde?” atölyesinin bir çıktısı olarak 8 Mart etkinliklerinin tasarlanması, açık alanlarda konunun olgunlaştırılmasına devam edilmesi ve birçok örgütlenme temsilcisinin bunu sahiplenip kendi yereline taşıma kararı alması da; gençlerin katılımı ve toplumsal cinsiyetin kesiştiği önemli bir süreci tetikledi.
- İnsan-doğa ilişkisi, çevre sorunları ve ekoloji
Toplumsal barışın tesisi için en temel konulardan birisi de insan-doğa ve diğer canlılar ilişkisi. Konseyde “Siz Çemberin Neresindesiniz?”, “Naylonumsu Dünya”, “Hayatı Poşetleme!” ve “Hayvan İstismarı” gibi atölyelerle bu ilişkinin sorgulandığı, çevre sorunlarının konuşulduğu ve ekolojik krize odaklanıldığı tartışmalar yürütüldü. “Siz Çemberin Neresindesiniz?” Başlıklı atölyede bir kültür mirası olarak Hasankeyf’in sular altında kalması sorunu tartışıldı. “Hayatı Poşetleme!” atölyesinde ise plastik atıkların doğaya verdiği zararlar konuşuldu ve poşet kullanımını azaltan örnek bir model projenin tanıtımı yapılarak bu alana dair iyi örneklerin çoğaltılması istemi dile getirildi. Böylece toplumsal barışın önemli bileşenlerinden birisi olan insan-doğa ilişkisine da dair bir dikkat çekme durumu yaşandı.
- Gençlerin demokratik katılımı
Yılın teması olarak devam eden gençlerin katılımı konusu konseyin her alanında hissedilen bir şeydi. “Hakkımız Sağlık”, “Gencim, nerede duruyorum?”, “Kamyon Arkası Eylemler”, “Women Participation (Kadın katılımı)”, “Katılan (K)adın Nerde?” gibi atölye çalışmaları, Tema Koordinasyon Ekibi’nin tema sürecine dair sunumları ve konsey süresince gerçekleşen video çekimleri; gençlerin demokratik katılımına dikkat çeken ve gençleri katılım konusunda güdüleyen çalışmalardı. Özellikle katılım konusunda, kadınların katılımının sorgulandığı atölyeler dikkat çekiciydi.
Ayrıca 14. Gençlik Konseyi’nin bir çıktısı olarak 15. Konseye taşınan Alternatif Gençlik Haftası’nın tanıtılması ve yaygınlaştırılması konulu “Bir Yıl Kaç Hafta?” isimli atölye de, gençlerin katılımını destekleyen önemli bir çalışma oldu.
Gençlerin Yönetimsel Düzeyde Katılımın Etkin Aracı: YK Sıralaması
15. Gençlik Konseyi’nin en önemli alt gündemlerinden birisi de gençlerin yönetimsel düzeyde katılımın somut örneği olan YK sıralamasıydı. Nitekim konsey ön kitapçığında yönetim kurulu başkanı İbrahim Betil ve yönetim kurulu üyesi Aslı Kırbaş da özellikle buna vurgu yapmışlardı.
TOG içinde en etkin katılım mekanizmalarından birisi olan YK sıralaması, 92 örgütlenmeden 165 temsilcinin Mütevelli Heyet’e önereceği 8 kişilik bir listeyi sıralaması sürecinden oluşuyor. 14 aday adayı içinde sadece 2 kadın adayın olması üzerinden kadın katılımı ve toplumsal cinsiyetin de yoğun bir şekilde konuşulmasını sağlayan YK süreci; gençlerin yönetimsel düzeyde katılımının önemi ve özellikle kadın katılımının güçlendirilmesi gibi konularda konseyin gündemini belirleyen bir etki yarattı.
Son olarak sıralamanın ilk defa internet üzerinden online bir şekilde yapılması ve sonuçların çok hızlıca tüm katılımcılar önünde şeffaf bir şekilde açıklanması da, konseyin en önemli yeniliklerinden biriydi
TOG dışı atölyeler: Sivil toplum kuruluşları arasında köprüler kurmak
Bu konseyin ayırt edici bir diğer özelliği ise ilk defa bu kadar yoğun şekilde TOG dışında çeşitli sivil toplum kuruluşlarının çok sayıda atölye çalışması ile konseye katılması oldu. LGBTT Hareketi, Gençlik İstihdam Derneği, İstanbul 2010 AKB Gönüllü Programı, Kaos GL, Mülteci-Der gibi hak temelli çalışan oluşumların çeşitli atölyelerle katıldıkları oturumlar büyük bir karşılaşma alanı sağladı. Bunun iki açıdan ciddi katkılar sunan bir süreç olduğunu düşünüyorum. Birincisi, TOG dışından farklı sivil toplum örgütlerinin çeşitli alanlardaki çalışmaları ile tanışma, onların bakış açılarını gözlemleme ve onlarla yeni bağlar geliştirme anlamında ortaya çıkan fırsatlardı. Bir diğer önemli nokta ise toplumsal barışın inşası için çalışan farklı sivil toplum kuruluşlarının biraraya gelerek ortak bir paydada buluşması ve mücadelelerini ortaklaştırması idi. Bunun hem TOG’un daha fazla tanınması, hem de TOG dışı sivil kuruluşlarla daha fazla işbirliği geliştirilmesi imkânlarını çoğaltma anlamında çok önemli olduğuna inanıyorum.
İlham Veren Sivil Hareketler
Konseyin en verimli oturumlarından birisi de iki toplum gönüllüsü arkadaşımızın uzun süreli çabalar sonrasında bizlere sunduğu “Sivil Hareketler” çalışması idi. Dünyada ve Türkiye’de gerçekleşen ses getirmiş sivil hareketlerin hikâyelerinin paylaşıldığı oturum; TOG’un hak temelli çalışmaları ve savunuculuk politikaları açısında ilham veren bir etki yarattı. Nitekim Küresel ısınma konusunda kitaplarıyla ünlü Bill McKibben tarafından başlatılan 350 hareketinin de sunulduğu oturumda; 350 sivil hareketi öylesine bir çarpan etkisi yarattı ki, birkaç toplum gönüllüsü genç öncülüğünde konsey alanında tüm katılımcılar tarafından pratike edildi.
350 hareketi, küresel ısınmayı durdurmak için başladı. Temel hedefi, atmosferdeki karbondioksit oranını 350 ppm'de tutabilmek. Sakarya'dan gelen destek 350 hareketinin sitesinde şu sözlerle yer aldı: "Daha önce Sakarya ile ilgili hiçbir şey bilmiyorduk. Ama Toplum Gönüllüleri Vakfı'ndan 350'yi aşkın kişi biraraya gelerek bu fotoğrafı oluşturdular... Sakarya’daki gençlerle çalışmalarımıza devam etmeyi dört gözle bekliyoruz..."
Açık alanlar
Bütün bunlar dışında 3 gün boyunca akşam saatlerinde konseye katılan yaklaşık 400 kişi kendi istedikleri açık alanlara katılma olanağı elde ettiler. Hak temelli konulardan, kültür-sanata, futboldan demokratik açılıma bir dizi başlıkta gerçekleşen açık alanlar da, toplumsal barışa değen içerikleri ile konseyin konseptini besleyen bir işlev gördü.
Kültür-sanatın “genç” kipi
Konseyde birçok alanda atölyeler, paneller, açık alanlar yapılırken; kültürel-sanatsal faaliyetler de yok değildi. Birçok skeç, performans çalışması, dinleti, dans ve tiyatro etkinliği de gerçekleşti. Konsey ekibinin hazırladığı çalışmaların odağında çoğu defa yine gençler vardı. Toplumsal cinsiyet, katılım, gençlik politikaları gibi kavramların sorgulandığı etkinlikler, konseyin son gününde doğaçlama tiyatronun tanınmış örneklerinden Sürç-ü Lisan ile sonlandı.
Sonsöz
Sonuç olarak Sakarya’da gerçekleşen 15. Gençlik Konseyi, TOG konsey tarihinin bütün tecrübeleri üzerine kurulan ve toplumsal barış vizyonunun en yoğun şekilde pratike edildiği mükemmel bir alan oldu. Konsey tarihinin en yoğun katılımının yaşandığı ve tematik çeşitlilik olarak da en zengin sayılabilecek paylaşım alanı unvanını kazanmayı hak ediyor bu konsey diye düşünüyorum.
Gençlerin katılımı ve sosyal hareketlilik bağlamında toplumsal barışın inşa alanlarının en önemlisini oluşturan 15. Gençlik Konseyi nasıl ki Samsun’da 14. Gençlik konseyi ve daha öncekilerin deneyimleri üzerine kurulmuşsa, yarattığı tecrübe de, 16. Gençlik Konseyi’ne ilham verecek ve daha iyisinin gerçekleşmesine katkı sağlayacaktır.
Konsey için aylarca yılmadan emek veren organizasyon ekibine, konsey içerik ekibine, ofis çalışanlarına, saha sorumlularına, tema koordinasyon ekibine, mor düşün ekibine, konseye katılan örgütlenme temsilcilerine ve emeği geçen diğer herkese bize böylesi mükemmel bir paylaşım alanı sağladıkları için çok teşekkür ederim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder